Taslicayir Forum Ana Sayfa  
 SSS  •  Arama  •  Üye Listesi  •  Kullanıcı Grupları   •  Kayıt  •  Profil  •  Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın  •  Giriş
 Tarihi Tartışma Sonraki başlık
Önceki başlık
Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder
Yazar Mesaj
erkanates1983



Kayıt: 03 Arl 2007
Mesajlar: 98

MesajTarih: Prş Eyl 25, 2008 7:10 pm Alıntıyla Cevap GönderBaşa dön

CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu ile AKP'li Dengir Mir Mehmet Fırat arasında beklenen büyük karşılaşma yaklaşık 1 saat 30 dakika sürdü.

TBMM çatısı altında Uğur Dündar'un yönettiği bir oturumda karşı karşıya gelen Kılıçdaroğlu ve Fırat kozlarını paylaştı.

Almanya’daki Deniz Feneri olayıyla başlayan, malvarlığı tartışmaları ile devam eden ve sonunda “Ulan Müfteri”, “Sayın Baron” hitaplarına kadar varan kavgada 2 siyasetçi, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat karşılıklı iddiaları yanıtladı.

Belgelerin adeta havada uçuştuğu tartışmadan ise kesin bir sonuç çıkmadı. Ancak toplantı biterken akıllardaki "Bir istifa çıkar mı?" sorusu da yanıt buldu.

İşte Haber3.com'un dakika dakika aktardığı canlı yayın

TARAFLAR YERİNİ ALDI

14:34 - Uğur Dündar: Ben tartışma boyunca her iki siyasetçinin de üsluplarını bozmayacaklarına inanıyorum. Her ikisine de teşekkür ediyorum. Uğur Dündar tartışma sırasında dışarıdan soru alınmayacağını açıkladı.

14:36 - Fırat: Çok sert bir tartışma olacak. Belgelerle konuşacağız. Birileri de hayal kırıklığına uğrayabilir. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.

14:38 - CHP milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu: "Öncelikle bende size ve sayın Fırat'a teşekkür ediyorum . Bu toplantı bir düello değildir. Siyasette ahlakın egemen klılma toplantısı olacaktır. Sokaktaki yurttaşın soramayacağı soruları sorma toplantısı olacak. Bu toplantı siyasette yalanın çok uzun ömürlü olmayacağını göreceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının nasıl arandığını göreceğiz."



14:39 - Kılıçdaroğlu'nun 1. İddiası:
GÜMRÜK KONTROLÖRÜ

"Yaşamım boyunca kimseye iftira atmadım. İftira sözcüğü benim kitabımda yoktur. . Söylediğim herşey belgelidir. Ben belgeyi mutlaka orjinaliyle fotokopisini doğrularım. Belgelerle konuşurum. Şaban Dişli olayında yine 'iftira atıyor' dediler. Deniz Feneri olayında 'iftira atıyor' dediler. Olay dalga dalga büyüyor. Gürhan ile Karaman arasındaki vekaletnameyi ortaya koydum. Söylediğim her şeyin belgesi vardır. İftira atmadım atmak gibi bir gayem yoktur.

Şimdi bir belge gösteriyorum. Bu bir gümrük kontrolü hakkında ihbar dilekçesi. Başbakanlık Teftiş Kurulu'na yazılmış. Dilekçenin Saygılarımla Dengir Mir Mehmet Fırat yazıyor. Bu dilekçede, adı geçen kontrolörün serveti hakkında ihbar yapılıyor. Sayın Fırat sıradan bir politikacı değildir. Bu dilekçeyi yazarken çok düşünmüştür. Bu dilekçeyi Ukrayna hükümeti, T.C. Gümrük İdaresi'ne yazı yazıyor. Bu belgenin 3. maddesinde mal varlığının onların üzerine geçildiği görüşecektir deniliyor. MENAS dış ticaretin görderdiği faturaların sahte olabileceğini söylüyor. İnceleyin, diyor.

Bu dilekçe Ukrayna hükümetinin orjinal belgesinin fotokopisidir. Ukrayna Ankara'ya bir mektup yazıyor. Menas Dış Tic.'in faturalarının sahte olabileceğini söylüyor.

Fırat bu olaydan sonra inceleme yapan gümrük kontrolörünü şikayet ediyor. Başbakan Erdoğan "inceleyin ne çıkacak" diye onay veriyor.

Olay inceliyor, kendisi kardeşleri küçük çocukları dahil bütün yapıları yani bu kontrolör arkadaşın yedi sülalesi inceleniyor. 2 müfettiş arkadaş, yapılacak işlem bulunamadı, soruşturmaya gerek olmadığı kanısına varıldı diyor. Başbakan da haklısınız diyor.

Bir politikacının bir müfettişe yönelik olarak 'sizin malvarlığınızda artış var' dedikten sonra Başbakanlık Teftiş Kurulu'ndan iki müfettişin ortaya çıkardıkları sonuç, bu ihbar dilekçesinin fiyasko olduğudur.

Muhbir ben değilim ama olayın ortaya çıkmasını isteyen Fırat, ancak kontrolörün kendisinin ortaya çıkarılmasını istenmesine rağmen aklanmasıdır.

Fırat bu arkadaşımızı görevini kötüye kullanmaktan dolayı mahkemeye verdi. Arkadaş mahkemede de beraat ediyor. Mahkemenin kararı sanığın bu kasıtla hareket ettiğini gösteren hiçbir delil yoktur oldu.

Kim müfteridir, kim değildir şimdi? Benim söylediklerimin hepsi doğru çıktı.

Bir tanesi yanlış çıktı. Fırat TV'de konuşurken bir sanatçının açmış olduğu davayla ilgili olarak dava duruyor dedi aradık düzeltildi. Mal varlığı ile ilgili bir durum oldu o da ardından düzeltildi.

Ben önce bu konuyu gündeme getirdim. Sayın Mir Mehmet Fırat'ın ortaya koymuş olduğu bana yönelik muhbir suçlamasının doğru olmadığını benim ortaya koyduğum belgelerle kimin olduğunu düşünmeye davet ediyorum.



14:50 - Fırat'ın yanıtı:
Önce bir şey söylemem lazım. Ben hiçbir zaman Kılıçdaroğlu'na muhbir demedimi, müfteri dedim.

İkincisi, Sayın Kılıçdaroğlu benim ortağı olduğum bir şirketin hayali ihracat ve uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını söylemişti. Bu tahkikatı yürüten kişi CHP'den 2002 ve 2007 yılında Diyarbakır aday adayı mıydı? Eğer aday ise organik bağ vardır CHP ile. Ben siyasetçi olmanın dışında bir TC vatandaşının sahibi olduğu haklara sahibim.

Doğrudur benim hakkımdaki iddia haksız olduğunu düşünerek hakkımı yetkili mercilerde kullandım, kullanırım. Ama belgelerin tamamını okumuyor.

Tahkikat sonucunda benim söylediklerimden ikincisi uygun bulunuyor ve mahkemeye gönderiliyor.


Bu kişi, eşi, çocuğu ve kardeşleri ile Ankara'da mahkeye başvuruyor. Diyorlar ki; 'Fırat konuşmalarında bizim şahsiyetimizi zedelemiştir' deyip tazminat davası açıyorlar.

(Fırat, Kılıçdaroğlu'nun elindeki belge olan Ankara 26. Asliye Hukuk mahkemesinin kararını okudu) Mahkeme davanın reddine karar verdi. Biz asıl meselemize dönelim. Ben neyle itham ediliyorum, benim şiketimin hayali ihracat yapmasıyla..

Önce bunu açıklasınlar. İddia ispat edilmesi gerekir. Benimde bir sözüm var kendisine. (İstifa etmek)



14:56 - Kılıçdaroğlu'nun ikinci iddiası:
HAYALİ İHRACAT

"Evet. Bu kişi 2002'de CHP'den aday olmuş. Sayın Fırat bir düzeltme yaptı. Ben müfteridir dedim. Eğer Teftiş Kurulu bir kontrolörün 7 göbeğini inceleyip birşey bulamadıysa bu nedir ? Belgeler burada. Tazminat davasına gelince, bir kişiye kesilir.

Sorum şuydu. Dengir Mir Mehmet Fırat'ın ortağı MENAS hayali ihracat yaptı mı yapmadı mı? Fırat 'hayali ihracat yok' dedi. "Belge çıkarın istifa ederim" dedi. MENAS, Mersin'de ihracat yapıyor. İhracat yaptığı için de KDV indirimi ve Merkez Bankası'ndan destek alıyor. Bir olay oluyor ihracat yapılıyor. Fakat ihracattan sonra beklenen dövizler Türkiye'ye gelmiyor.

Olaya bir arkadaşı hazine müsteşar Orhan Tur olayı soruşturuyor. Pek çok büyük olayı soruştururken MENAS'ı da soruşturuyor.

Rapor sonucunda ihracat yapılmış gibi gözüküyor. Ancak döviz Türkiye'ye gelmiyor, dövizi iç piyasadan toplayıp Mersin Serbest Bölge'de bir hesaba yatırıyorlar ve dışarıdan döviz gelmiş gibi gösteriyorlar. Bunun sonucunda da teşvik alıyorlar.

Bu iddialar üzerine MENAS diyor ki Gümrük Teftiş Kurulu'nda bir olay kaçakçılık bağlamında Orhan Tur'un raporuna bağlı olarka bir soruşturma daha açılıyor.

Bu iş MENAS yönetim kurulu başkanına soruluyor. O da diyor ki; "Biz Merkez Bankası'nı mahkemeye verdik. Haksız işlem ile karşı karşıyayız." diyor.

Sonuçta dava açılıyor Mersin İdari Mahkemesi'nde.
Dava sonucunda şu karar çıkıyor: Gerçekte ihracat yapılmadan teşviklerin haksız elde edildiğine karar veriliyor. Bu ilk mahkemedir firma itiraz ediyor.

İşte temyiz dilekçesi: Menas A.Ş. davadaki iddiaların eksik ve yanlış soruşturmasının gerçekleşmesi sonucunda kamudan yarar sağlamış gösteriliyor. İtiraz ediyoruz diyor. Danıştay 10. Dairesi'nde istemin özeti şöyledir:

Danıştay, Mersin'deki mahkemenin kararını uygun buluyor ve temyiz nedenlerini kabul etmiyor. Bu hayali ihracatın yapıldığı dönemde, Fırat o zaman yönetim kurulu başkanvekili. Yani daha milletvekili değil. Bunu nereden biliyorum? Müfettiş soruyor. Cevapta Fırat'ın yönetim kurulunda olduğu belirtiliyor.

Ticari sicil gazetelerinde bulduk ama müfettiş raporunda yer alan, adı geçen ticaret memurluğunun 23.11.2004 gününün raporu incelenmesinde Dengir Mir Mehmet Fırat'ın adı yer almaktadır. Hayali ihracatı böyle noktalandırıyoruz.
15:03 - AK Partili Dengir Mir Mehmet Fırat'ın yanıtı:

"Bu elemanın CHP ile bir organik bağı olduğu ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu belgeleri eksik okuyor. Tam okusa gerçek ortaya çıkacak. Yargı bizim suçsuz olduğumuz yönünde karar veriyor. Türk yargısına güvenmiyorlar mı? Ben o arkadaş hakkında şikayetçi oldum. Bilseydim CHP ile organik bağı var; Kılıçdaroğlu'nun hatrına şikayetçi de olmazdım.

Mahkemenin çok güzel gerekçesini okudum.Kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararı. İşte şimdi size de veriyorum. Ben o şirketten 1999'da milletvekili olduğum andan itibaren yönetim kurulundan çekildim. Sayın basın mensuplarından rica ediyorum, ben o tarihte yönetim kurulu üyesiysem suçlamayı kabul edeceğim. Sadece şirketin ortağıydım. Bu iddialar hukuken geçersizdir. Kılıçdaroğlu, bu dosyayı incelediğinde bir özür bekliyorum.

Ben o sırada sadece bir A.Ş.'nin ortağıyım. Mahkeme kararından da belli, çok açık ve net olarak belli oluyor. Bu kadar ciddi bir işlem yaparken, bir araştırmadan olur mu? Sayın Kılıçdaroğlu eğer o belgeleri de araştırsaydı, bu iddialarla çıkmazdı. Bu belgeyle beni suçlaması haksızlıktır.

Karşı iddia da bulunmayacam. Ben bu iddiayı tekzip eden bir mahkeme kararı var. Keşke benden isteseydi ben bunları ona gönderirdim. Bu konuda yapılan iddia asılsız ve çirkindir. Hukuken de geçersizdir.

15:13 - CHP milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanıtı

Birimiz elmadan bahsederken diğerimiz armuttan bahsediyoruz. Ben Sayın Fırat'ın açıkladığı rapordan sözetmedim o rapor aklanmış. Ona sözüm yok. O raporla ilgili olarak giden dosya 1918 sayılı kaçakçılıkla ilişkilidir. Savcılık takipsizlik kararını dosya zamanaşşımına uğradığı için vermiştir.

(Fırat, Kılıçdaroğlu'nun elindeki dosyayı istedi, "Fotokopi çektirip vericeğim" dedi. Kılıçdaroğlu da elindeki mahkeme kararı dosyasını verdi)

İki bürokrat bir dosyayı zamanaşımına uğratırsa ve o dosya suç olsa bile yapacak birşey yoksa geri dönüp o iki bürokrata hesap sorar mısınız ? Sorarsınız.. Ama sorulmuyor aksine zamanaşımına uğratanlar terfi ettiriliyor.

Benim söylediğim, Hazine kontrolörü Orhan Tur'un yazdığı rapordur. Benim sözünü ettiğim şeyin o raporla alakası yok ben şunu söyledim. Hazine kontrolörü Orhan Tur Bey'in yazdığı rapordur. Raporunun da tarih ve numarasını vereyim. O raporda bütün hayali ihracatı göreceksiniz. Olay kesinlikle 24 Ekim 2004 günlü rapor.

O raporu düzenleyen arkadaş, o dönemde yapılan ihracat dolayısıyla Fırat'ın yönetim kurulu üyesi olduğunu söylüyor. Ben söylemiyorum. Hayali ihracatın yapıldığı dönemde bu şirketin yönetim kurulu üyesi. Bir hayali ihracat davası iki konuda yürür. Bir ceza biri para davasıdır. Çok açık net yapılmayan ihracat var. Daha ne desin mahkeme"

Sayın Fırat siz iktidardasınız AKP'nin Genel Başkan yardımcısınız. Lütfen bu raporu gazeteci arkadaşlara dağıtayım. Orada göreceksiniz. Ben size kesinleşmiş kararı okuyorum.



Savcılığa gönderilip zamanaşımına uğratılan rapordan bahsetmiyorum. Bu başka bir rapor bu da o müfettişin yai CHP'den aday adayı olan arkadaşın raporu değil. Ben özellikle bunları söylüyorum. Herkes bu nettir diye söyleyebilsin. Bakın bu raporda gümrük müfettişi MENAS'ı soruyor. Ey İngiltere bu mal geldi mi diyor? İngiltere'de bakıyorlar,

"İncelemeninin yapıldığı firmanın malesef bu şirketin bulunmadığı söz konusu yerin terk edilmiş bir yer olduğu bu nedenle incelenemediği" diyor.

Soruşturmayı yapan müfettişe söylüyor. Ali Ortakolan yani CHP ile ilgili olmayan bir isim. Raporu düzenleyen arkadaşın 98'lerde yapılan ihracatlar dolayısıyla Fırat'ın yönetim kurulu üyesi olduğunu söylüyor. Ben inceledim evet öyle gözüküyor. Fırat 99'da ayrıldım diyor ama 98'de ayrılmış. Ancak hayali ihracatlar yapıldığı dönemde yönetim kurulu üyesidir.

Eğer bir dava 2 konuda yürür. 1 kaçakçılığın takibine ilişkin ceza davasıdır, 2 devletin alacaklarını alması için idare mahkemesinde. Ceza davası Yargıtay'da para davaları Danıştay'da sonuçlanır.


Danıştay çok açık ve net yapılmayan bir ihracat diyor.

15:20 - Dengir Mir Mehmet Fırat
Ben çok üzgünüm. Şahsen, Kılıçdaroğlu'nun böyle bir şeye gireceğini düşünmemiştim.

Mal nereye gidiyordu Ukrayna, şimdi İngiltere oldu. Danıştay kararını hepinize gösterdim. Bir ihracattan bahsediyor, bu kararları birbiriyle örtüşmüyor.

(Şu kararların fotokopisini çeken şunları bir basın mensuplarını dağıtalım)



Kararı sayın moderatör "okumayın" dedi ama okuyayım. (Mahkeme kararını okuyor)

15:22 - Uğur Dündar: Efendim, kararın özetini okuyunuz lütfen.

15:23 - Fırat: Yani, burada zaman aşımından bu davanın düştüğüne dair tek ibare var mı? Hayali şeyler yani. Şu dava diyip, bu davanın kararını göstereceksiniz. Lütfen.. İnsanlarımızı aldatmayalım.. Bir konuyu sürekli dile getiriyorsunuz...

Lütfen sahte belge göstermeyin. Yalan beyanlarda bulunmayın. C.Savclığı soruşturmaya yer olmadığınan karar veriyor. Tarsus'taki mahkeme de bunu uygun oldğuna karar veriyor. Lütfen o dosyalara da bakın...

Ben bu konuda sahte belge göstermeyin. Lütfen birini bana diğerlerini basın mensuplarına dağıtın. Öyle elinizde sallamayın.

15:26 - Uğur Dündar: Bana göre zihinlerde bir netleşme olmadı. Lütfen bu belgeleri medyaya dağıtalım.

(Kılıçdaroğlu ile Fırat ellerindeki mahkeme kararlarının dosya numarası ve tarihlerini birbirilerine söylüyor)


Ben her zaman sizinle tartışmaya hazırım. Ama hoş olmuyor. Milyonlarca insan bizi seyrediyor.

Kılıçdaroğlu:
ORTADA 3 RAPOR VAR
MENAS şirketi ile ilgili 3 rapor var. Birisinin tarihi 24 Ekim 2000, 16 Haziran 2004, 06 Aralık 2006... Benim size söylediğim rapor 24 Ekim 2000 tarihli rapordur. Bu rapor gizleniyor. Hayali ihracat burada. Bu rapor hayali ihracat yaptı, diyor. Bu konuda Danıştay'ın kesin kararı var.

Benim hayali ihracat dolayısıyla tespit ettiğim rapor 24 Ekim 2000 tarihli rapordur. Bu rapor gizleniyor. Bu rapor MASAK'a Maliye'ye gitti. Ne yaptılar bilmiyorum.

Hayali ihract burada. Mehmet Mir Dengir Fırat'ın en büyük ortak olduğu MENAS şirketi hayali ihracat yaptı mı yapmadı mı ? 24 Ekim 200 tarihli rapor yaptı diyor.

Ben hiçbir zaman hiçbir toplantı da hiçbir yerde Ukrayna'ya yapılan ihracat ile ilgili birşey söylemedim.

İhracat yıllar itibariyle yapılır değerlendirilir. Ben eski hesap uzmanıyım. Vergi denetimi yaptım hayali ihracat raporları hazırladım ama 24 Ekim 2000 tarihli raporda hayali ihracat olduğu kesinleşmiş.

3. raporu ben bilmiyorum ama o raporu da incelerim. Orada da kesinleşmiş bir mahkeme kararı var. İtirazımız yok. Ben onlarla ilgilenmiyorum. Ben yargının kesinleştirdiği hayali ihracat raporunu mahkeme kararını MENAS'ın itirazını ve Danıştay'ın itiraza verdiği kararı açıkladım.



Fırat'ın cevabı:

Sayın Kılıçdaroğlu'nun hesap uzmanı olup olmadığı dönemi biliyorum. Dolayısıyla herşeyi beiliyorum. Bana birşey söyleyebilir mi? Hangi ilk sorusu vardı ya? Başbakan'ın imzasıyla yalanlayacaktı ya.. Bayram Çolak adından biriydi dimi? Eğer bilmiyorsa, buna yemin ederse, tamam. 3 tane size rapor gelecek, bu raporların birbiriyle ilintisi var mı, yok mu? Ayrı mı aynı dava mı?

Bu davayı bilmiyor mu, biliyor mu? O konularda da ilgili ayrıca toplanalım. Ben ne gibi bir şey konuşacaksam belgeleri taktim ediyorum.



15:35 - Kılıçdaroğlu'nun 3. İddiası:
MENAS UYUŞTURUCU KAÇIRDI MI ?

Ben yine 24 Ekim 2000 tarihli raporun Hazine'den alınıp basına dağıtılacağına dair söz istiyorum. Sayın Fırat söz versin.


ANKET:
Sizce Fırat mı haklı, yoksa Kılıçdaroğlu mu ?
Tıklayın siz kararınızı verin...

Gelelim ikinci işe. Değerli arkadaşlar benim buradaki iddiam şuydu.Fırat'ın en büyük ortağı olduğu MENAS'ın ürünlerini yurtdışına götüren TIR2da 89 kilo eroin yakalandı mı yakalanmadı mı ? Sayın Başbakan'a da rica ettim, Sayın Fırat'a sorar mısınız diye. Bu olay Vatan gazetesinde yayınlandı. Eroin tırının sırrı diye, 10 Mayıs 2008'de.

Ben bu haberi okudum, Sayın Fırat'ın da açıklamaları vardı. Ben ayrıldım demişti. Bu bizim sorunumuz değil. Fakat bir süre sonra elime bir belge geçti.

Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne yazılmış bir belge. Belgenin altındaki ifade de 'bizim ürünlerimiz sınırdan geçerken aramayın. Artık beraat ettik; bizi engelleyici iş yapmayın' diyor. Bunu istemekte yasal engel yok.

Yazının altında Abdülkadir Gürüz'ün ardından Dengir Mir Mehmet Fırat ve MENAS yazıyor. Ben iktidar partisinin genel başkan yardımcısı isem, MENAS yönetim kurulunda değil isem benim adımı kim bu yazıya koyabilir? Bunun ahlaki bir yönü var mıdır? Bunu alan memur diyecek ki; "İktidardaki partinin önemli adamı bu. Dikkatli olalım'. Bu yazıda MENAS olsaydı tereddüt yoktur. Fırat burada siyase nüfuzunu kullanmıştır. Bunun kullanıldığı yerde akla soru işaretleri gelir. Fırat, ben 1 Eylül 2007'de ayrıldım şirketten diyor. Ayrıldığınızdan niçin 8 ay sonra notere gittiniz? Notere gitmek o kadar zor mu? Niye uyuşturucu olayı kamuoyuna yansıdıktan sonra notere götürüyor sunuz?

Bakın bu yazıda sadece MENAS olsaydı sorun yoktu.

Sayın Fırat siyasi kimliğini kullanmıştır. Araştırdık, Sayın Fırat Vatan gazetesine diyorki ben 1.7.2007'de ayrıldım. Sonra ne oluyor ? Yönetim kurulu toplanıyor. 1.7.2007'de ayrılmıştır diye karar alıyorlar. Aradan 8 ay geçiyor. Bir gün Vatan şunu manşet yapıyor.

10 Mayıs'ta, 9 Mayıs'ta gazeteci soruyor, böyle bir tır yakalandı ne diyorsun, "Ben oradan ayrıldım" diyor. Yani aynı gün Mersin'de notere gidilip Ben şu tarihte ayrıldım deniyor. Ayrıldığınız neden 8 ay sonra notere gider ? Notere gitmek o kadar zor mu ? Sonra ne oluyor, ticari sicil gazetesinde 4 Haziran 2008'de hisselerin devredildiğini tespit ettik.

Sayın Fırat diyor ki "Ben ayrıldım" Peki bu iki belgeyi niye 8 ay bekliyorsunuz da uyuşturucu olayı çıkınca notere götürüyorsunuz.

Sayın Fırat, diyor ki 'şoför itiraf etti hapiste'. Değerli konuklar siz bugüne kadar uyuşturucu baronlarının yakalandığını duydunuz mu? Van'da bir uyuşturucu baronunun silahlı adamları ile karakol bastığını biliyor musunuz? Bunları birlikte izlemedik mi ?

TIR şoförü sorumluymuş. Şoför ne yapsın. Şu garanti veriliyor, suçu al üstüne çocuklarına bakarız, paran da var hapisten çıkınca işin de var. Ben bunları uydurmuyorum. Bunlar TBMM uyuşturucu komisyonunun raporunda var.

TBMM Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu'nun bir raporunu okuyayım. Soruyorlar uyuşturucu büyüklerini niye yakalayamıyorsunuz ? Diyorlar ki bizim yakalayabildiklerimiz sadece kuryeler, çünkü delil elde edemiyorsunuz. Bu sadece bizde deüil bütün dünyada böyle. Baba filmini hepimiz biliyoruz. Biz bu endişemizi dile getirdik. TIR'da yakalandı mı ? Yakalandı. MENAS'a ait ürünleri mi götürüyordu ? Evet.




Değerli arkadaşlar Gümrük'te bir deyim var. Kırmızı Hat, Sarı ve Yeşil Hat, Yeşil Hat geçer, Sarı belgeler bakılır ve gönderilir. Kırmızı Hat ise didik didik incelenir.

MENAS Kırmızı hatta. Şimdi ben merak ediyorum, MENAS'ın tırlarının kırmızı hattan çıkarılması istenen evrağa niçin Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat'ın adı yazılır ?

Olay bu ben sayın Fırat götürdü kaçırdı demedim. İddiamı yeniden okuyayım,

Fırat'ın en büyük ortağı olduğu MENAS'ın ürünlerini yurtdışına götüren TIR'da 89 kilo eroin yakalandı mı yakalanmadı mı ?

Bakın değerli arkadaşlar. Sayın Fırat'ın söylediği açıklamalar vardı. Kılıçdaroğlu'nun iddiaları ispat edilmesine lüzum yok. şüphe bile olsa siyasi hayattan çekileceğim. Fırat uyuşturucu haberinin kendisine sorulmasından sonra notere gidiyor. Ama yalanlar ortaya koyarsa ben aşağılık adamım müfteriyim desin bağışlayacağım desin tamam.

Benim söylediklerimin tamamı belgeye dayanır. Asla belgesizi yok. 89 kilo eroin yakalandı mı yakalandı. Bizi Kırmızı Hat'tan çıkartın diye yazı var mı var. Adı belgede var mı var

Sizin aklınıza kuşku gelmez mi ? Benim aklıma geldi. Evet Bu kadar...




" Eroin yakalandı mı yakalanmadı mı? Ben baron değilim. Bir kuruş haram lokmayı boğazıma sokmadım. Benim ailemden de gelir. Bu şüpheli bir şoför. Daha önce de takip ediliyor. İfade veriyor. İfadesinde "Ben Irak'a yük götürmüştüm. Urfa civarında birileri bu yükü yükleyeceğini söylediler. Bana da Hollanda'da 15 bin dolar para vereceklerdi. Beni kimseye söyleme diye tehdit ettiler."
MENAS şirketinden herhangi bir kişi ifade verilmek üzere bile çağrılmamıştır. Eroinlerde 4 kişinin parmak izi varmış. Alınan parmak izleri de tutmuyor.Şoför her cümlesinde beni ve MENAS'ı aklıyor.Aksini ispat etmediğiniz sürece bu bir iftiradır."


15:48 - Fırat'ın yanıtı:

O yazıyı alabilir miyim acaba? (Yazıya bakıyor) Şimdi birincisi, en büyük ortak değil, %30 ortağıyım. Bütün deliller şu dosyanın içinde vardır. Evet ortağıydım. Şimdi bir şey sormak istiyorum: Ben şu tarihte, hissemi sattığım diyorum. Vatan gazetesinin Ankara temsilcisi beni aradı, noter tastikli suretini gönderdim. O tarih ondan dolayıdır.



Ben orada havale mektuplarını gösterdim. Hisselerin sattığıma ilişkin 300 bin doların banka hesaplarıma geldiğini görebilirsiniz. Ben ayrıldım.. Ben ayrıldım da o şirket bunu mu yapıyor. MENAS'ın bu işlerle uğraştığı iddiasını tenzii ediyorum.

Ben ayrılmamış olayım velev ki. MENAS bu işi mi yapıyor? Hayır... MENAS'taki ortağım da bir avukat. Seçime girerken işi ortağa bırakmak istedim. Ortağım da yıl sonunda bırak, dedi. Ben de o zaman yıl sonundan itibaren yokum, dedi. Baktım ki bu arkadaşlarım benden dolayı iftiraya uğruyor onun üzerine ortağım ile konuştum. Ben bunu satacağım, dedim. Senin başın benden dolayı beladan kurtulmaz, dedim. Sonra ortağıma devrettim.

Ben MENAS'ın hikayesini anlatayım, narenciye ürünlerini bir tüccara satıyoruz. Mersin'de bulunan MENAS Kooparatifi'ni aldık. 1993'de kuruldu.. Yaş sebze-meyve ihracatı. 1998'e kaadar ben yönetimdeydim, imza yetkim yoktu. Buna rağmen 1998'de ayrıldım. Ama bu arada ihracatımız devam ediyor. Bundan sonra dedim ki ben ortak değilim.

Ama o gün yapılan ihracattan benim hisseme düşen 500 bin dolar bir zarar yazıldı.

MENAS şu an oldukça büyük bir narenciye ihracatçısı. Ben ortak değilim ama öyle zannedelim. "Sizin TIR'da eroin yakalandı mı, yakalanmadı mı?" 1500 tane TIR'ı var bu firmanın.


Ben hiç bir zaman "baron" falan olmadım. Bir tek haram lokma boğazımdan aşağıya inmedi.

Bu takip edilen araç, şüpheli bir şoför. Şoför mahkemede ifade veriyor.. MENAS'tan herhangi bir kişi ifade vermek üzere çağrılmamıştır. Ama bu yakalanan eroinlerin üzerinden 4-5 kişinin parmak izi alınıyor. 10-15 kişinin parmak izi alınıyor, ancak parmak izleri uyuşmuyor.

Fırat'ın ortağı olduğu firmanın aracı içinde eroin çıktı. Bir nakliye yaparken, araçta bulunan esrar benim mi olur? Vatan gazetesi hakkında dava açamadım. Evet doğru orda "eroin TIR'ı" yazmış. Ama arkasını çevirdiğiniz de benimle bir ilgisi olmadığı belirtiliyor. Ama siz birinci sayfasını okumuşsunuz. Elinizi vicdanınıza koyunuz.

Bir haberi okumuşsunuz... Şüphe uyandırmışsınız, ama uyandıramamışsanız bunu bir iftira ve karalama mekanizma olduğunu söyleyeceğim...


Kılıçdaroğlu'nun cevabı



Siyasette ahlakı egemen kılmak için bu toplantıyı yapıyoruz. Sayın Fırat çok önemli birşey söyledi. Şoför şüpheli bir kişiydi dedi. Ben merak ediyorum. Düzgün bir firma şüpheli bir adam niye çalıştırır. Ben size Yeşil Hat'tan geçen firmaları da söyledim. Hiç aranmıyorlar. MENAS'ın Kırmızı Hat'ta alınmasını isteyen ben değilim. Son inceleme Ukrayna'dan gelen burada sahte fatura var uyarısı üzerine.


Sayın Fırat da dedi ki Ukrayna ve Rusya'ya yapılan ihracatta çift fatura kullanıyor.

Ben çok merak ediyorum. Çift fatura varesa Sayın Unakıtan ne düşünüyor. Fırat, ticarette 'çift fatura' olayını söylüyorsa bu felaket, sistem bitmiş demektir. Fırat ben ortağı olsam bile ne olur dedi.Bu doğru olmazdı

Şimdi bizim partimizin genelde tutumunun bu olduğuna dair bir tutumu olduğunu beyan etti Fırat. Bizim partimizin tutumu siyasette doğruculuktur. Şaban Dişli olayı ne oldu çıktı. Güzel değil mi ? Ben Dişli istifa ettiğinde teşekkür ettim. Biz şunu ahlakı arttırdığımız zamanda farklı düşünüyor olabiliriz ama biz bir şey yapmalıyız siyasette ahlaklı olmalıyız.

Geçen bir gazetenin manşetinde Çin'de dağıtılan pirincin bayat olduğu için Bakan itifa ediyor.

16-02 - Fırat'ın yanıtı

Ben hiç bir şey söylemeyeğim. Herşey açık ortada. Bence bizim şu konuşmamız, hayali ihracatı bitimiştik. Neden geriye döndük. Çok basit bir özür sadece...Belgesiz sakın konuşmayın. İstifa gerekiyorsa önce kendi partisini soyanların istifa etmesi gerekir.

FIKRALI YANIT

Ben Anadolu'da anlatılan çok kısa bir fıkrayı anlatmak istiyorum.

Biliyorsunuz köylerde analarımız hamur yoğurup ekmek yaparlar.

Kadın hamur yoğuruyor eşi de karşısında oturuyor.
Karısı da gaz kaçırıyor.
Kocası da kalkıp diyor ki
- Biraz ayıp olmadı mı ?
O da kalkıp diyor ki
- Sen de geçen sene baltanın sapını niye kırdın ?

Sizinle ilgili çok iddia ve belge var ama hiç birini açıklamadım. Ama ne zamana kadar belgesini bulurum, hazırlıklı olurum o zaman çıkarım. Eğer istifa gerekiyosa, önce kendi partisini soyan isimlerin istifa etmesi gerekliyor.

Kılıçdaroğlu'nun yanıtı

Sanıyorum bununla Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararı kastetti. Saygılı olduğumuzu söyledik. O harcamaların yapılmadığına dair hiçbir belge yok. Örneğin uçak biletleri alınırken CHP Genel Merkezi denmediği için Anayasa Mahkemesi gider olarak kabul etmiyor. Benzer olaylar diğer partilerle de ortaya çıktı. Bunu gündeme getirirseniz ahlaki değil.

Ahlaki olan sizin hakkınızdaki iddialar mahkeme kararlarıyla raporlarla belgeleniyorsa, ve siz onlar belge değil diyorsa doğru değildir Vatandaş kimin doğru söyleyip söylemeyeceğini biliyor.

UĞUR DÜNDAR TOKALAŞTIRDI



Toplantının ardından gazetecilerin isteği üzerine Uğur Dündar'ın da baskıları sonucunda Kemal Alemdaroğlu ve Dengir Mir Mehmet Fırat tokalaştı.Ancak ikilinin samimi olmayışı mimiklerine yansıdı.
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderMSN Messenger
Önceki mesajları göster:      
Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder


 Geçiş Yap:   



Sonraki başlık
Önceki başlık
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: Theme & Graphics by Daz :: Tüm zamanlar GMT
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.065